"sen sen sen mavi eöö yeşil eöö renkli pantolonlu eller yukarı!" bir mavi pantolonun bir insanın başına açabileceği dert sayısının ne kadar olabileceğini tahmin etmeye çalışırken ben,
birileri dondurma yiyor, birisi tek başına sahilde bir bankta oturmuş güneşleniyor bahar bahar, bir amca yanında oturanın gazetesine sulanıp en sonunda galibiyetini ilan ediyor, teyze kendisine yer vermesini istediği kurbanın seçip yanına yaklaşıyor ve istedişğini elde edene kadar göbeğini kafasına kafasına vuruyor, fotoğğrafçı adayı birisi vapurun kıç tarafında haydarpaşa fotoğğrafı çekiyor,
ergen adaylarından beni "kimse beni anlamıyor!" diyor bir başkasına,
emesende yazışıyor iki kişi "chanım yha üsülme :(" diyor biri ve o ibne puşt içten pazarlıklı sımayli beliriyor diğerinin ekranında
bir velet "gülçinli burçinli narçınlı tarçınlı" kuklamsı şeyleri izliyor ağzı bir karış açık,
bir ağğsi genç "dedikodudan hiç hazzetmem", "adamın yüzüne söylerimböyle de karakter sahibiyim süperim ben" diyerekten gözünü boyamaya çabalıyor bir diğerinin, tam bu sırada "ağğbii kız bana ezelden hastaymış ya" parıltısını yaşıyor beyninde birileri, biri vapurda sigara yakıyor yanındaki ise rahatsızlığını belirtmek yerine elini sallayıp pöfflüyor,
bir kız çok güzel olduğu kanısına varıyor tam şu anda, birisi goooooogle arama çıbığına "sarışın" yazıyor ve kendini şanslı hissediyor, birisi istanbul' a ayak basıyor, bir öğrenci martin eden okuyor ve tribe giriyor
ikkf bir türlü istediği skini bloggera yamayamıyor.
bu sinirle bloggerdan intikam alma planları yapıyor. -sabredip buraya kadar okuyan birisi küfrediyor içinden. peki benim maduriyetimi kim karşılayacak? ayıb ama!-
bisküvi isteyen?
[geçen yıl 8 nisanda ismi lazım olmayan bir sitede yazmışım bunu. vapurda sigara içilebilmesinden de anlaşıldığı üzre eski bir yazı. siliyorum aynı anda ordan zaten, neyse.]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder